Anne Adayları için Gebelik Terimleri Sözlüğü

Plasenta: Rahim duvarına bağlı olarak damarlar yoluyla anne ve bebeği birbirine bağlayan, kan sirkülasyonunu sağlayan aynı zamanda bebeğin beslenmesini ve anne karnında nefes almasını sağlayan çeper. Göbek kordonu ile rahime bağlıdır.

Amniyon Sıvısı: Plasentanın içinde bulunan bebeğin yüzdüğü sıvıdır. Sürekli yenilenen bu sıvı gebeliğin ikinci üç ayında, tamamı 3 saatte değişmektedir. Amniyon sıvısı bebeğin idrarı ve annenin kanından oluşmaktadır. Doğumdan önce gelen su yani kısaca gebelerin doğumdan hemen önce ‘’Suyum geldi!’’ dedikleri sıvı amniyon sıvısıdır.

Amniyosentez: Amniyon sıvısından alınan bir örnek ile bebeğin sağlık durumu hakkında bilgi edinmek için uygulanan bir yöntemdir. Genel olarak 40 yaş ve üstü gebeliklerde ortaya çıkabilmesi muhtemel down sendromu riskine karşı olup olmadığını sorgulamak amacıyla yapılır. Bebeğin genektik haritasına bakılır ve kromozomları bu sayede incelenir.

Kordosentez: Plasenta içindeki bebeğin göbek kordonuna dışardan bir iğne vasıtasıyla kan alınması işlemi. Bebeğin genetiği ve kan hastalıkları barındırma riskinin olup olmadığının öğrenilmesi açısından çok önemli bir işlemdir.

Embriyo: Döllenmeden sonra gerçekleşen ve hamileliğin 8’inci haftasına kadar süren bebeğin ilk gelişim dönemidir. Henüz anne karnındaki bebeğin tüm organları oluşmamıştır bu safhada. Sadece hamileliğin ikinci haftasından itibaren bebeğin kalbi atmaya başlar.

Fetüs: Sekiz haftalık embriyo sürecinden sonra bebeğin doğuma kadar içinde bulunduğu evredir. Bu evrede artık bebeğin organları oluşur. 16 ila 22 haftalar arasında bebek ilk tekmelerini atmaya başlayacaktır bu evrede. Bu evre “Cenin” evresi olarak da adlandırılabilir

Epidural (Anestezi): Sıklıkla normal doğumlarda kullanılan bir anestezi yöntemi olup, bel omurları arasına yapılan bir iğne ile gebenin belden aşağısını ve doğum sancısını hissetmemesi sağlanır. Gebenin omurları arasından tüm belinin aşağısındaki sinirlerin uyuşturulup rahatlaması sağlanır. Duruma göre doğumdan sonrada bu anestezi yöntemine gebenin ağrılarını hafifletmek için başvurulabilir.

Spinal (Anestezi): Tıpkı epidural anestezide olduğu gibi yine bel omurlarından yapılan bir iğne vasıtasıyla belden aşağısının yoğun şekilde uyuşturulmasıdır. Epiduralden farkı ise daha eski bir anestize yöntemi olmasıyla birlikte sonrasında başta, kollarda ve sırt bölgesinde yoğun ağrı meydana getirmesidir. Bol sıvı tüketimi ve özellikle kafeinli içecekler tüketilmesi anestezi sonrası ağrıların dindirilmesine yardımcı olmaktadır.

Sponsorlu Bağlantılar

Yorum At

Copyright © 2019-2021 DeriEtek.com
ankara escort
escort Bodrum
escort istanbul bayan
şirinevler escort bayan
esenyurt escort
halkalı escort
avrupa yakası escort
şişli escort
avcılar escort
esenyurt escort
beylikdüzü escort
beylikdüzü escort
şirinevler escort
ataköy escort
avcılar escort
esenyurt escort